Sevgili Trafik Gönüllüleri,
Türkiye Trafik Güvenliği Vakfı olarak ülkemizde önemli bir eksiklik olarak
gördüğümüz Bilirkişilik konusunu sizlerle bir yerlere taşımak istiyoruz.
Birlikte üretmenin , çözüme ortak olmanın mutluluğunu yaşamanız için
vakfımız olanaklarını sizlere açıyoruz.....
DUYURU
06-08 MAYIS 2010 tarihinde Ankara'da Emniyet Genel
Müdürlüğü Polis Akademisi'nde yapılan 2010 yılı "Karayolu Trafik Güvenliği
Sempozyumu"nda bildiri sunulmuştur. Vakfımızca 1999-2000 Eğitim
yılından itibaren uygulanan "Hareketli Derslikli Trafik Eğitimi"
çalışmaları hakkında bilgi iletilmiş ve Türkiye'de ilk defa uygulanan ve
bugüne değin 240 okulda, 4631 ders saatinde 143 bin 449 öğrenciye ulaşılarak
uygulanan bu proje; sempozyum katılımcılarından yoğun ilgi görmüştür.
Projenin yerel yönetimlerin de desteği alınarak Türkiye geneline
yaygınlaştırılması görüşü katılımcılar tarafından da desteklenmiştir.
Sempozyum Sonuç Bildirgesi bilgilerinize sunulmaktadır
2010 YILI KARAYOLU TRAFİK
GÜVENLİĞİ SEMPOZYUMU
SONUÇ BİLDİRGESİ
Trafik güvenliği konusunda şiddetle yokluğu hissedilen bilimsel platform
eksikliğini gidermek üzere, Emniyet Genel Müdürlüğü Trafik Hizmetleri
Başkanlığı ve Polis Akademisi Başkanlığı olarak Ocak Ayı içerisinde Mayıs
2010 tarihinde “Karayolu Trafik Güvenliği Sempozyumu” düzenlenmesi kararı
alınmıştır.
Trafik güvenliğinin bilimsel bir platformda birçok yönleri ile analiz
edilerek, trafik kazalarının önlenmesi ve trafik güvenliğinin sağlanması
için uygulanacak yöntem, teknik ve stratejilerin Polis-Üniversite-Sivil
toplum Kuruluşları trafik güvenliği uzmanlarının katılımıyla, ülkemiz trafik
güvenliği hakkındaki bilimsel öneri ve değerlendirmelerin ele alınması,
analitik bir düşünce ile sentez yapılarak gelecek için karayolu trafik
güvenliği konularında çeşitli projeksiyonların ortaya konulması amacıyla
06-07 Mayıs 2010 tarihlerinde Ankara'da Polis Akademisi Anıttepe Kampüsünde
“Karayolu Trafik Güvenliği Sempozyumu’’ düzenlenmiş, sempozyuma beklenenden
öte bir ilgi gösterilerek önceden duyurulan konu başlıklarında 112 ayrı
bildiri ile başvuru gerçekleşmiştir. Başvuru sayısındaki bu yoğunluk
başlangıçtaki planlamanın genişletilmesine ve serbest bildiri oturumlarının
üç ayrı salonda yapılmasına yol açmıştır. Bilim kurulunun özverili
çalışmaları sonucu belirlenen 71 adet bildiri 15 ayrı oturumda sunulmuş ve
ayrıca “Trafik Güvenliği ve Eğitim” konu başlıklı panel düzenlenmiştir. 30
ayrı bildiri de poster sunum yapılmıştır. Sempozyumun yanı sıra Bilişim,
İletişim, Denetim teknolojileri ve otomotiv sektöründen 30’dan fazla
firmanın katılımıyla 3 gün süreli fuar düzenlenmiştir.
Karayolu Trafik Güvenliği Sempozyumunda sunulan tebliğler ile panel ve
yapılan tartışmalar sonucunda:
Günlük yaşamımızın vazgeçilmez bir parçası olarak görülen karayolu trafik
güvenliğinden etkilenmeyen kişi, kurum ve kuruluş bulunmadığı da göz önünde
bulundurularak trafik kazalarının olumsuz olarak toplumu sürekli etkileyen
ve terörden çok daha fazla can ve mal kaybına neden olan büyük bir sorun
olduğu bütün katılımcılar tarafından kabul edilmiştir. Bu nedenle, "trafikte
bir hayat kurtarmanın bütün bir insanlığı kurtarmak olduğu anlayışıyla"
hareket edilmesi gerektiği, modern ve çağdaş toplumlarda trafik kurallarına
uymamanın övünülecek bir tutum ve davranış olmadığı, aksine, hem bireylere
hem de topluma karşı bir saygısızlık içermesi bakımından küçük düşürücü bir
davranış olarak kabul edilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
Karayolu trafik güvenliği konusunda toplumda trafik kültürü ve insan
hayatına verilen değerler bütününün trafikte yeniden oluşturulması için
gerek sorumlu ve yetkili, gerekse gönüllü olarak bütün kurum, örgüt ve
bireylerin ortaklaşa hareket edebileceği platformlar ve çalışma grupları
oluşturulmasının ve bu grupların birlikte hareket edebilmelerini sağlayacak
koordinasyon kuruluşlarının oluşturulması gerektiği görülmüştür.
Trafik güvenliğinin çok boyutlu bir olgu olduğu ve bu alanda sürdürülecek
çözüm odaklı çalışmaların da çok boyutlu olması ve koordine içerisinde
yürütülmesi gerektiği kaçınılmaz bir gerçek olmakla birlikte sempozyum
boyunca öne çıkan belirli başlı öneriler şunlardır;
1. Taşıma talebini karşılayacak ulaşım altyapısının oluşturulması ve
karayolu trafik güvenliğinin sağlanması konusunda gerçekçi, uygulanabilir ve
somut hedefler içeren ulusal stratejiler, kısa, orta ve uzun vadeli
planlamaları da içeren karayolu güvenlik politikalar belirlenerek buna uygun
stratejiler ve bütçeler oluşturulmalı, toplumsal bir konsensüs sağlanmalı ve
devlet politikası haline getirilmelidir.
2. Karayolu trafiğini ilgilendiren tüm mevzuat tek başlı bir yapı içerisinde
ele alınmalı, Avrupa Birliği mevzuatı dikkate alınarak konuyla ilgili sivil
toplum örgütlerinin görüşleri alınmalı ve bu alanda politikalar
oluşturulurken toplumsal fayda ön planda tutulmalıdır.
3. Ulaşım politikaları ulusal ve uluslararası düzeyde ele alınarak
saptanmalı, Karayolu, Denizyolu, Havayolu, Demiryolu, Boru Hatları vb.
ulaşım sistemleri arasında koordinasyon sağlanarak kombine taşımacılık
devreye sokulmalıdır.
4. Kent içi ve kent dışı ulaşım anlayışı sübjektif, günübirlik ve çok
parçalı çözümler yerine, ihtiyaçları karşılayabilen, geleceğe yönelik ve
bilimsel unsurları içeren nitelik taşımalı, özellikle kent merkezlerinde
toplu taşıma sistemleri özürlü ve engellilerin ihtiyaçlarına da gerçekten
cevap verebilmeli, ulaşım rahatlığı ve konforu esas alınarak kullanım
açısından cazip hale getirilmelidir.
5. Elektronik denetleme sistemleri, çok fonksiyonlu radar cihazları ve
benzeri teknolojik sistemlerin denetleme hizmetlerindeki yoğunluğu
ivedilikle artırılmalıdır.
6. Kaza analizlerinin, mühendislik, psikoloji gibi farklı disiplinlerden
gelen uzmanların da katılımıyla oluşturulacak gruplarca ve kazanın
oluşmasına etki eden tüm veriler dikkate alınarak yapılması için gerekli
sistem oluşturulmalıdır.
7. Trafik kültürünün ve güvenliğinin sağlanması
amacıyla ulaşım ve trafik eğitimi-öğretimi daha aktif bir yapıda
sürdürülmeli, küçük yaşlardan itibaren kişileri etkisi altına alacak ve
yaşam boyu sürecek bir yapıya kavuşturulmalı genel bütçeden de pay ayrılmak
suretiyle tek bir elden hazırlanacak görsel uygulamalarla geliştirilmeli,
medya aracılığı ile yapılan trafik eğitimleri günün izlenebilir saatlerinde
ve tüm kanallarda aynı anda yapılmalıdır.
8. Polis Akademisi ve diğer Üniversitelerimiz bünyesinde 'Trafik
Mühendisliği' bölümü açılmalı ve bu bölüme uygun müfredat programları
hazırlanmalıdır.
9. Trafik kazalarında önemli bir rol oynadığı bilinen ve mevzuatta öngörülen
0.50 promil seviyesindeki yasal sınırın bile kaza yapma oranını 2-5 kat
artırdığı yapılan çalışmalarla da ortaya çıkan, trafikte alkol kullanımı
konusu, bilimsel araştırmalar ve dünyadaki eğilim paralelinde yeniden ele
alınmalıdır.
10. Karayolu trafik güvenliği konusunda düzenli ve ülke çapında yaygın
katılımlı seminer ve sempozyumların bütün kurum ve kuruluşlarca
desteklenmesi, her yıl sorumlu, yetkili ve gönüllü kuruluş ve bireyleri aynı
çatı altında toplayabilecek organizasyonların geleneksel bir anlayış içinde
sürdürülmesinin yararlı olacağı sonucuna ulaşıldığı görülmüştür.
Düzenlediğimiz sempozyum hakkında şu ana kadar yapılan olumlu geri dönüşler,
2011 yılında, uluslararası seviyede bir sempozyum düzenlemek için bizleri
motive etmektedir. Bu konuda gerekli çalışmalara başlayacağımızı şimdiden
bildirirken bu sempozyum ve fuarın gerçekleşmesinde emeği geçen ve
katılımlarıyla bizlere güç veren kurum, kuruluş, firma ve kişilere teşekkür
ediyor ve sempozyumun ülkemiz trafik güvenliğine katkı sağlamasını
diliyoruz.
SEMPOZYUM DÜZENLEME KURULU
BASIN AÇIKLAMASI
MOTOSİKLET ÖZGÜRLÜKTÜR
Baharın kendini iyice hissettirdiği şu günlerde, sokağa çıkmak, pikniğe gitmek için motorlu araçlara ihtiyacımız daha da artmaktadır. Gerek otomobil, motosiklet veya gerekse bisiklet kullanarak ya da yaya olarak gezmek dolaşmak istiyoruz.
Böyle güzel bahar günlerinin vazgeçilmez araçlarından biri de motosiklerdir. Şehir içinde olsun, köylerde olsun, hem eğlenceli bir gezi, hem de iş bitirmek açısından elverişlidir.
Nevarki; Bu güzel araçla yapılan seyahatler kuralsız davranışlarla, acelecilikle feci kazalara sebep olmaktadır.
Trafikte; güvenli sürüş , trafik kurallarının aynen uygulanmasını gerektirir.
Öyle ki; güzel bir güne heyecanlı ve sakin başlayıp, onu hüsranla sona eren bir gece ile bitirmek ne kadar azap vericidir.
Her gün yollarda karşılaştığımız motosiklet sürücülerinin yaptıkları hataların araç kullananlardan çok daha fazla olduğunu dikkatle izlemekteyiz. Kullanımı kolay, az yer işgal eden ve her yere girebilen bu araçlarla iş hayatı da kolaylaşmaktadır. MOTOSİKLET RUH ÖZGÜRLÜĞÜDÜR. Türkiye Trafik Güvenliği Vakfı; bu günlerin yaşamında önemli yeri olan motosiklet kullanımına dikkat çekmek istemektedir.
Başta şehir içinde pizza motoru diye adlandırılan hazır yiyecek dağıtım motosiklet kullanıcıları olmak üzere, gezinti maksadıyla da olsa trafiğe çıkan sürücüler ve özellikle köylerde yaşayan gençlerimizi uyarmak istiyoruz.
Öncelikle A2 sınıfı ehliyetlerinizi alınız, Başınıza uygun KASK takmadan yola çıkmayınız, Hareket halindeki araçların sağ taraflarından geçmeyiniz, Yolda zig zag çizmeyiniz, Hız kurallarına mutlaka uyunuz, Asla kaldırımlarda sürmeyiniz, Hareket halindeki 2 aracın arasından geçmeyiniz, Köyyollarında araç az diyerek hızlı motosiklet kullanmayınız.
Yiyecek ve kargo dağıtımı yapan şirketlerin sorumlularının da:
Ehliyetsiz motorsiklet kullandırmamaları, Trafiğe çıkarken KASK takılmasını kontrol etmeleri, Gidiş-gelişlerde sürücüyü zaman ile sınırlamamaları, gerekmektedir . Motosiklet sürücülerinin ve motosikletle iş yapan işletmelerin sürekli denetlenmesi için;
İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü, ve Esnaf ve Sanatkarlar Odası’na büyük görevler düşmektedir. Basın mensuplarının bu konuya zaman zaman dikkat çektiklerini görüyor ve umutlanıyoruz.
Ayrıca; Fahri Trafik Müfettişlerinin de konuya özel ilgi ve duyarlılık göstererek kazaların azaltılmasına yardımcı olacaklarına inanıyoruz.
T.T.G.V.--28.4.10
DUYURU
19 KASIM 2010 tarihinde Gaziemir’de Yahya Kemal Beyatlı İlköğretim Okulunda törenle başlatılan 2009-2010 Eğitim Yılı “Hareketli Derslikli Trafik Eğitimi” çalışmalarına okulların 22 Ocak 2010 tarihinde yarı yıl tatiline girmesi sebebiyle ara verilmiştir. Böylece 19 Kasım 2009 dan 22 Ocak 2010 a kadar 7 ilköğretim okulunda 228 sınıfta, 7 bin 252 öğrenciye trafikte ömür boyu hayatta kalma dersleri verilmiştir.
T.T.G.V.--29.1.10
2009-2010 EĞİTİM YILI BAŞLADI…
1999-2000 yılından beri devam etmekte olan “Hareketli Derslikli Trafik Eğitimi” projesine bu eğitim yılında da 19 Kasım 2009 tarihinde başlandı.
Bu yıl Gaziemir Belediyesi’nin ev sahipliğinde gerçekleşecek eğitimden sadece Gaziemir de yaklaşık 9 Bin öğrenci faydalanacaktır.
Makine Mühendisleri Odası ve Vakıf tarafından hazırlanan “Trafik Dede Diyor ki” isimli boyamalı broşürden 5000 adedi Gaziemir Belediyesi tarafından bastırılmıştır.
Her yıl başka bir okulda tekrarlanan açılış töreni bu yıl: 2500 öğrencisi bulunan Yahya Kemal Beyatlı İlköğretim Okulunda yapılmıştır.
Açılış töreninde bulunamayan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz KOCAOĞLU’nun davete teşekkür eden bir mesaj gönderdiği iletilmiştir.
Törene; Gaziemir Kaymakamı, İlçe Milli Eğitim Müdürü, İlçe Emniyet Müdürü adına Trafik Müdürü, İlçe Daire Müdürleri, Makine Mühendisleri Odası İzmir Şube Başkanı, İzmir Ticaret Odası adına Meslek Komiteleri Şefi, Siyasi Parti İlçe Başkanları, Belediye Meclis Üyeleri, Okul Müdürleri, vatandaşlar ve velilerle tüm öğrenciler katılmıştır.
Tören; trafikte hayatlarını kaybedenler ve şehitler için saygı duruşuyla başlamış, hep birlikte okunan İstiklal Marşı’ndan sonra, Okul Müdürü Emrullah POLAT, Vakıf Başkanı Ekrem BULGUN, İlçe Milli Eğitim Müdürü Cemal BÜYÜKER, Gaziemir Belediye Başkan Yardımcısı Savaş KAPUCU ve Gaziemir Kaymakamı Şerafettin TUĞ’un konuşmalarıyla devam etmiştir.
Konuşmaların sonunda Belediye Başkanı adına Başkan Yardımcısı Savaş KAPUCU tarafından, Vakıf Başkanı Ekrem BULGUN’a teşekkür plaketi verilmiştir.
İlk ders otobüsün içinde öğrenciler ve davetliler tarafından izlenmiştir.
Bu yıl 22 okulda 15 Bin civarında öğrencinin eğitim alması planlanmış olup, Gaziemir’den sonra, Karşıyaka, Bayraklı, Buca ve Konak ilçelerinde bulunan ve eğitim yılı başında kayıtlarını yaptıran okullara gidilmesi planlanmıştır
T.T.G.V.--20.11.09
BASIN DUYURUSU
Tarih : 19.10.2009
Öğrenci servis araçlarının yaşı 10 ile sınırlansın
· Türkiye Trafik Güvenliği Vakfı Başkanı Ekrem Bulgun, okul servis araçlarının üst yaş sınırının 10 olması gerektiğini söyledi. Bulgun, Büyükşehir Belediyesinin İzmir’de bu uygulamayı başlatmasını istedi.
Geçtiğimiz günlerde Makina Mühendisleri Odası İzmir Şube Başkanı Mehmet Özsakarya tarafından yapılan açıklamaya Türkiye Trafik Güvenliği Vakfından da destek geldi. TTGV Başkanı Ekrem Bulgun: “Öğrenci servisleri olarak kullanılan araçların yaş sınırının eskiden olduğu gibi yine 10 ile sınırlanmasını ve İzmir’de bu uygulamaya başlanmasını istedi. Ekrem Bulgun yaptığı açıklamada şöyle dedi;
“Bilindiği üzere Ulaştırma Bakanlığı 17.09.2009 tarihinde Okul Servis Araçları Hizmet Yönetmeliğinde değişiklik yaparak, bu araçlardaki yaş sınırını 20’ye çıkarmıştır. Yine bu değişikliklerle; taşıtların yaşı, emniyet kemeri bulundurma zorunluluğu, rehber personel bulundurma zorunluluğu, yetkili mercilerce belirlenen okul servis ücretlerine uyma zorunluluğu, zorunlu hallerde servis ücretinin iadesi, Yönetmeliğe aykırı davranışlarda şikayet müessesesi gibi hükümlerin taşımalı eğitim açısından yürürlük tarihi 1 Ocak 2010’dan, 1 Temmuz 2010 tarihine ertelenmiştir.
Vakfımız yapılan değişikliklerin servis taşımacılığında can ve mal güvenliği açısından ciddi sorunlara yol açacağı görüşünü paylaşmaktadır. Yönetmelik ivedilikle değiştirilmelidir. Ancak bu değişiklik oluncaya kadar İzmir Büyükşehir Belediyesinden kentimizde, yetkisi dahilinde olan 10 yaş sınırlamasını başlatmasını talep ediyoruz.
5216 Sayılı Büyükşehir Belediye Yasası’na göre Büyükşehir Belediyesi sınırları içerisinde çalıştırılacak toplu taşıma araçlarının ruhsatlandırılması, güzergahlarının belirlenmesi ve araçların teknik standartlarının tespit edilmesi yetki ve sorumluluğu Büyükşehir Belediyelerine verilmiştir.
İlimizde gerçekleştirilen okul servis araçlarındaki toplu taşımacılığın daha güvenli ve konforlu gerçekleştirilebilmesi amacıyla İzmir Büyükşehir Belediyemizin okul servis araçlarındaki üst yaş sınırını 10 olarak belirlemesini, rehber personel ve sürücülerin teknik eğitimden geçirilmelerinin ve psikoteknik yeterliliğe haiz olmalarının sağlanmasını talep ediyoruz. Büyükşehir Belediyesinin, çocuklarımızın can güvenliğinin ve kentimizin trafik güvenliğinin sağlamasında duyarlılık göstereceğine inanıyoruz.”
T.T.G.V.--20.10.09
BİLGİLENDİRME
AİLENİN EĞİTİMDEKİ ROLÜ
TUANA Gökhüseyinoğlu 4 yaşında 2005 doğumlu. Cici ve akıllı bir kız çocuğu. Annesinin gözetiminde büyütülüyor. İstanbul’da yaşıyorlar. Toplu ulaşım yanında bireysel ulaşımın da önemli ölçüde kullanıldığı bu büyük ve güzel şehirde; O’ da annesinin veya babasının kullandığı otomobilleriyle ara sıra bir yerlere gitmekte. İyi bir gözlemci ve anlatılanları aklında tutan TUANA, bu yolculuklardan birinde annesiyle arka koltukta oturmaktayken babasına sesleniyor: “Babacığım ilerde kırmızı ışık yanıyor”. Babası “gördüm kızım, teşekkür ederim” diyor. Bir müddet sonra benzin istasyonuna giriliyor. Hesabı ödeyen babası araca biniyor ve hareket ediyorlar, istasyondan yola çıkarken TUANA yine sesleniyor: “Babacığım emniyet kemerini takmadın”
Vakfımıza iletilen bu öyküyü sizlerle paylaşmak istedik.
Ve; “örnek insan adacıkları projemizle” örtüşen bu eğitim şekline,
“ÖRNEK AİLE PROJESİ” demek yerinde olacaktır. TUANA’nın annesi ve babasını kutluyoruz. O’nu; küçücük yaşında trafik kurallarına duyarlı “Örnek bir insan” olarak yetiştirmekte oldukları için.
T.T.G.V.--4.6.09
BİLGİLENDİRME
KARAYOLLARI TRAFİK GARANTİ FONU YÖNETMELİĞİ Resmi Gazete 03.05.1997 ve 22978 sayılı BİRİNCİ BÖLÜM Genel Hükümler
Amaç ve Kapsam Madde 1- Bu yönetmelik, zorunlu mali sorumluluk sigortasına tabi motorlu araçların neden olacakları zararların karşılanması amacıyla oluşturulan Karayolları Trafik Garanti Fonunun işleyişine, Fondan yapılacak ödemelere ve diğer hususlara ilişkin esasları düzenlemektedir. Dayanak Madde 2- Bu yönetmelik 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 8 ve 108 inci maddelerine dayanılarak hazırlanmıştır. DÖRDÜNCÜ BÖLÜM Riziko Vukuunda Uygulanacak Esaslar Başvuru Süresi Madde 12- Bu yönetmeliğin 8 inci maddesinde belirtilen hallerde doğan zararların Fondan karşılanabilmesi için hak sahiplerinin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihden başlayarak iki yıl ve herhalükarda 10 yıl içinde bizzat yazılı olarak veya taahhütlü mektupla Birliğe başvurmaları gerekir. Bu süreler içinde yapılmayan talepler dikkate alınmaz. Başvuru Şekli Madde 13- Bu yönetmeliğin 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (c), (d) ve (e) bentlerine göre talepte bulunan kişiler Fona yönetmeliğin 14 üncü maddesinde istenen belgelerle başvururlar. Üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmi ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarına acil olarak götürülen trafik kazası geçirmiş kişilere Sağlık Bakanlığı tarifesi uygulanarak verilen hizmetlerin bedellerinin, yükümlü sigorta şirketince verilen teminat tutarını aşması halinde yükümlü sigorta şirketi bu yönetmeliğin 14 üncü maddesinde istenen ilgili belgeler ve hizmeti veren sağlık kuruluşuna yaptığı ödemeleri gösteren belgeler ile Fona başvurur. Başvuru Sırasında İstenecek Belgeler Madde 14- Fona konu zararların tazmini için Kanunun 83 üncü maddesi uyarınca düzenlenecek trafik kaza tespit tutanağının bulunması şarttır. Bu tutanakta kazaya neden olan aracın zorunlu mali sorumluluk sigortası bulunup bulunmadığına, poliçenin varlığı halinde düzenleyen şirketin adı ve poliçe numarasına yer verilmelidir.
Hak sahipleri başvurularına aşağıdaki belgeleri de eklemek zorundadırlar: A- Ölüm Halinde Gereken Belgeler: a) Olayın mahkemeye intikal etmesi halinde mahkeme kararı, b) Ölüm raporu, c) Mirasçılık belgesi, d) Ölenin mesleği ve gelir durumunu gösterir belge. B- Yaralanma Halinde Gereken Belgeler: a) Olayın mahkemeye intikal etmesi halinde mahkeme kararı, b) Hastane raporları ile Sağlık Bakanlığınca belirlenen tarifeler esas alınarak düzenlenen hastane giderlerini gösteren faturalar. Sağlık kuruluşlarının kendilerine acil olarak getirilen trafik kazası geçirmiş kişilerin ölmesi durumunda verdikleri hizmetlerin bedelleri için Sağlık Bakanlığı Trafik Hizmetleri Döner Sermaye İşletmesine yapacakları başvurularda A bendinin c ve d alt bendlerindeki belgelere gerek yoktur. Fon yönetiminin gerekli gördüğü hallerde talep sahipleri, ilkyardım, muayene ve kontrol veya tedavi giderleri ile tedavinin gerektirdiği diğer giderlerin trafik kazası ile illiyetini gösteren belgeleri ibrazla yükümlüdür. Fondan Karşılanmayacak Zararlar Madde 15- Aşağıdaki zararlar Fondan karşılanmaz: a) Manevi tazminat talepleriyle, yönetmeliğin 8 inci maddesinin birinci fıkrasının e bendi hükmü hariç, kişiye gelen bedensel zararlar dışındaki her türlü maddi zararlara ilişkin talepler, b) Hatır için karşılıksız taşınan kişiler ile hatır için aracın karşılıksız verildiği kişiye gelen bedensel zararlar, c) Kazaya neden olan aracın işleten veya sürücüsü tarafından ileri sürülecek zararlar, d) Motorlu aracı çalan ve gaspedenlerle, bunlara yardım ve yataklık edenler veya motorlu aracın çalındığını ya da gaspedildiğini bilerek kendi istekleri ile araca binen sürücü veya yolcuların zararları, e) İşletenin, Kanun uyarınca eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilere karşı yöneltebileceği talepler. Talebin Kabul Edilmemesi Madde 16- Birlik tarafından yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda tamamen veya kısmen reddedilen başvurular hakkında durum ilgililere yazı ile bildirilir. BEŞİNCİ BÖLÜM Çeşitli Hükümler Rücu Hakkının Kullanılması Madde 17- Fondan yapılan ödemeler nedeniyle; a) Kusurlarıyla zarara neden olanlara veya zarara sebebiyet veren motorlu aracın kullanılmasından işletenine karşı sorumlu olanlara, b) Kazaya neden olan aracın işleteninin sonradan belli olması halinde bu kişilere veya sigortacısına, c) Üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmi ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarına acil olarak götürülen trafik kazası geçirmiş kişilere yükümlü sigorta şirketi tarafından verilen teminat tutarını aşan hizmet bedelleriyle ilgili olarak işletene ve sorumlulara karşı rücu hakkı kullanılır. Hukuki İşlemlerin Yürütülmesi Madde 18- Fonun sorumlulara başvurması, sigortacının iflas masasına katılması ve rücu haklarının kullanılması hallerinde bunlara ilişkin hukuki işlemler Birlikçe yürütülür. Borçlar Kanunu Hükümlerinin Uygulanması Madde 19- Tazminatın biçimi ve kapsamı konusunda Borçlar Kanunu hükümleri uygulanır. Borçtan ve Yükümlülükten Kurtulma Madde 20- Bu yönetmeliğin 8 inci maddesinin ikinci fıkrası hariç Fon, zorunlu mali sorumluluk sigorta teminatı sınırları içinde yaptığı ödemeler ile borçtan ve yükümlülükten kurtulur. Zorunlu mali sorumluluk sigorta teminat tutarlarını aşan zararlar, zarara yol açan kişinin üstünde kalır. Zarar Görenlerin Çokluğu Madde 21- Bu yönetmeliğin 8 inci maddesinin ikinci fıkrası hariç aynı kazada zarar görenlerin tazminat veya tedavi giderleri, yürürlükteki kaza başına zorunlu mali sorumluluk sigorta teminat tutarlarından fazla ise, zarar görenlerden her birinin Fona karşı yöneltebileceği talepler, verilen teminata oranlanarak indirime tabi tutulur. Hak Sahiplerinin, Zarar Sorumlusuna Karşı Dava Açmaları Halinde Yapılacak İşlemler Madde 22- Fondan tedavi gideri veya tazminat talebinde bulunan hak sahipleri, zarar sorumlusuna karşı açtıkları davaları Birliğe bildirmek zorundadırlar. Birlik, açılan davaların mahiyetine göre, yapacağı ödemeleri durdurabilir ve açılan davalara müdahil olarak katılabilir. Ödemelerin İadesi Madde 23- Zarardan sorumlu olanlara karşı yasal haklarını kullanarak dava açan hak sahipleri bu davaları kazanmaları ve uğradıkları zararların tamamen veya kısmen tazminini sağlamaları halinde, Fondan yapılan ödemeler nedeniyle sebepsiz zenginleşmeye yol açan tutarı beş iş günü içinde Fona iade etmekle yükümlüdürler. Aksi takdirde, bu durumu öğrenen Birlik haksız kazanca yol açan Fondan yapılan ödemelerin gecikme faizi ile birlikte geri alınması için gereken yasal işlemleri başlatır. Daha Önce Yapılan Başvurular Madde 24- Bu yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce Fondan ödeme yapılmasına ilişkin başvurular, 10.8.1990 tarih ve 20601 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Karayolları Trafik Garanti Fonu Yönetmeliğine göre değerlendirilir. Kaldırılan Hükümler Madde 25- 10.8.1990 tarih ve 20601 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Karayolları Trafik Garanti Fonu Yönetmeliği yürürlükten kaldırılmıştır. Yürürlük Madde 26- Bu Yönetmelik 27 Nisan 1997 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girer. Yürütme Madde 27- Bu Yönetmelik hükümlerini Hazine Müsteşarlığının bağlı olduğu Bakan yürütür.
T.T.G.V.--4.6.09
BİLGİLENDİRME
SAĞLIK BAKANLIĞI TRAFİK HİZMETLERİ DÖNER SERMAYE İŞLETMESİ YÖNETMELİĞİ
Resmi Gazete Tarihi: 02/10/1999 No: 23834
BİRİNCİ BÖLÜM : Amaç, Kapsam, Dayanak, Tanımlar ve İşletmenin Faaliyet Alanı Amaç ve Kapsam Madde 1 - Bu Yönetmelik, Sağlık Bakanlığı Trafik Hizmetleri Döner Sermaye İşletmesi ile Döner Sermaye Saymanlığı'nın kuruluş ve çalışma esaslarını; trafik kazalarından dolayı Sağlık Bakanlığı'na bağlı kurum ve kuruluşlar tarafından sunulan ilk ve acil yardım hizmetleri ile tedavi hizmetlerinin bedelinin takibine ve tahsiline dair usul ve esasları düzenlemek maksadıyla hazırlanmıştır. Dayanak Madde 2 - Bu Yönetmelik, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun değişik 8 inci maddesine ve 181 sayılı Sağlık Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 43 üncü maddesine dayanılarak hazırlanmıştır. İşletmenin Faaliyet Alanı Madde 4 - İşletmenin faaliyet alanı, Bakanlığa bağlı ilk yardım ve acil sağlık hizmeti sunan istasyon ve merkezler ile Bakanlığın diğer sağlık kurum ve kuruluşları vasıtasıyla motorlu araçların sebep oldukları kazalarda yaralananlara sağlık hizmeti sunmak ve bu hizmet ile ilgili olan diğer iş ve işlemleri yapmaktır. DÖRDÜNCÜ BÖLÜM :
Kullanılacak Belgeler Madde 41 - Karayollarında meydana gelen trafik kazaları sebebiyle Bakanlığa bağlı bütün sağlık kurumları ve kuruluşları tarafından ilgilinin kimlik ve ikametgah bilgilerini, hizmetin nevini, kazaya karışan aracın plaka numarasını, tedavi giderlerini, var ise seyahat edilen vasıtanın bağlı olduğu işletme ismini de içeren bir belge düzenlenir. Bu belge, Kanun'un 83 üncü maddesi uyarınca düzenlenen ve kazaya sebep olan aracın zorunlu mali sorumluluk sigortası sözleşmesinin bulunup bulunmadığını, sözleşme var ise düzenleyen şirketin adını ve sözleşme numarasını ihtiva eden trafik kazası tespit tutanağı ile giderlerin trafik kazasından dolayı yapılan hizmete ilişkin olduğunu ispatlayan diğer belgelerle birlikte, sağlık kurumlarınca düzenlenen tedavi giderlerini gösteren faturalara eklenir. Gereken hallerde Bakanlıkça ilave belgeler istenilebilir. Giderlerin Sigorta Şirketinden Tahsili Madde 44 - Bakanlığa bağlı hastaneler tarafından verilen hizmet için, ilgili hastane döner sermaye saymanlığınca 41 inci maddede belirtilen belgeler, teşhis ve tedavi giderlerinin tahsili için Bakanlıkça belirlenen süre içerisinde müdürlüğe intikal ettirilir. Bu hizmetler ile ilgili olarak hizmet sunan döner sermayeli sağlık kuruluşlarının döner sermaye saymanlıklarında ayrı ve özel bir hesap açılır. İlk ve acil yardım istasyonları ve Bakanlığa bağlı diğer sağlık kurum ve kuruluşları tarafından verilen hizmet için, söz konusu kurum ve kuruluşlarca 41 inci maddede belirtilen belgeler, teşhis ve tedavi giderlerinin tahsili için Bakanlıkça belirlenen süre içerisinde İşletmeye gönderilmek üzere müdürlüğe intikal ettirilir. İşletme tarafından talep edilen tedavi giderleri, talebin gerekli belgelerle birlikte sigorta şirketine ulaştığı tarihten itibaren (8) iş günü içinde ilgili sigorta şirketlerince ödenir. Bu süre zarfında gerekli ödeme yapılmaz ise, genel hükümlere göre takibat yapılır. Giderlerin Garanti Fonu'ndan Tahsili Madde 45 - Kanun'un 108 inci maddesinde belirtilen hallerde, İşletmece bu Yönetmeliğin 41 inci maddesinde belirtilen belgelerle birlikte tedavi giderinin karşılanması için Karayolları Trafik Garanti Fonu'na başvurulur. Fon'a başvuru süresi ve usulü hakkında, Fon Yönetmeliğinin 12 nci ve 13 üncü maddeleri uygulanır. Giderlerin Hizmetten Faydalananlardan Tahsili Madde 46 - Aşağıda belirtilen hallerde teşhis ve tedavi giderleri, genel hükümlere göre doğrudan hizmetten faydalanan kişilerden talep edilir: a) Motorlu aracı çalan ve gasp edenlerle, bunlara yardım ve yataklık edenler veya motorlu aracın çalındığını ya da gasp edildiğini bilerek kendi istekleri ile araca binen sürücü veya yolcuların zararları, b) Kazaya neden olan aracın işleteni tarafından ileri sürülecek tazminat talepleri.
T.T.G.V.--4.6.09
DİĞER ÇALIŞMALARIMIZ
TÜRKİYE TRAFİK GÜVENLİĞİ VAKFI’nın İZMİR YEREL GÜNDEM 21 ÇALIŞMALARINA KATILIMI
Vakfımız İzmir Yerel Gündem 21 çalışmalarına, vakfın kuruluşundan itibaren; 1996 yılından beri katılmaktadır. Bu çalışmalarda Yerel Gündem 21 Ulaşım Çalışma Grubunun moderatörlüğünü de üstlenmiştir.
YEREL GÜNDEM 21 ULAŞIM ÇALIŞMA GRUBUNUN TANITIMI
Grubun Amacı: İzmir’de; kara, hava, ve deniz ulaşımına yönelik çalışmalarda kolaylık sağlamak, ulaşım, otopark, trafik sorunlarına kısa,orta, uzun vadeli çözümler bulunması ve uygulanmasına yönelik çalışmalarda bulunmak, Bu konularla ilgili “arama konferansları” düzenlemek, çıkan sonuçları kent konseylerinde tartışmaya açmak ve belediye meclisi vasıtasıyla uygulanmasını sağlamak. Uygulama sonuçlarının her 5 yılda bir değerlendirmesini yapmak olarak belirlenmiştir.
Grubun ortakları: İzmir Valiliği: Planlama Müdürlüğü, Milli Eğitim Müdürlüğü,İl Emniyet Müdürlüğü (Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü) İzmir Büyükşehir Belediyesi: Ulaşım Daire Başkanlığı, ESHOT, İZDENİZ, İZELMAN, METRO Genel Müdürlükleri, Türkiye Trafik Güvenliği Vakfı, Ege Üniversitesi: EBİLTEM Müdürlüğü, Edebiyat Fakültesi Psikoloji Bölümü, Ziraat Fakültesi. Dokuz Eylül Üniversitesi: Makine Mühendisliği Fakültesi, Yüksek Teknoloji Enstitüsü: Şehir Planlaması Bölümü, İzmir Ticaret Odası, Devlet Demir Yolları DEMOK Derneği, İzmir Bisiklet Derneği, Aliağa Radyo Aktif Haber Müdürlüğüdür.
Grubun Çalışmaları: Arama Konferansları
- Kent içi ulaşım sorunları
- Kent içi ulaşımda çözümler,
- Otopark sorun ve çözümleri
- Yaya-Bisiklet sorun ve çözümleri olmak üzere 4 adet arama konferansı gerçekleştirmiştir.
Kitap Yayını
- “Geçmişten Geleceğe İzmir’de Ulaşım” adlı kitap Yerel Gündem 21 tarafından bastırılmıştır.
Kent Konseyleri
- İzmir toplu ulaşımı,
- Ulaşım ve otoparklar,
- Ulaşımda dönüşüm,
- Toplu ulaşım,
- Aliağa-Menderes tanıtımı,
- Arama konferansı sonuçları,(Sorunlar konulu)
- Ulaşım-Otopark sorunları ve çözümler,
- Arama konferansı sonuçları (Çözümler konulu)
- Geçmişten geleceğe İzmir de ulaşım,
- İzmir’in bütünleşik ulaşım çalışmalarına stratejik bir
yaklaşım adını taşıyan yukarıdaki kent konseylerin katkı sağlamıştır.
Fuar, Sempozyum ve Kongrelere Katılım
- Habitat+5 hazırlık toplantısı 2001, ODTÜ Ankara
- STK Fuar ve Sempozyumu, 2001,
- 2. STK Fuar ve Sempozyumu, 2002,
- Bursa 2. Kadın Etkinlikleri Sergisi(Engelli Ulaşımı)2003,
- 3. STK Fuar ve Sempozyumu, 2003,
- 4. STK Fuar ve Sempozyumu,2004,
- TRODSA 4. Trafik ve Yol Güvenliği Kongresi, 2007
Araştırma - EÜ Edebiyat Fakültesi Psikoloji Bölümüyle; Araçların yayalara verdikleri zararlara karşı, kişilerin verdiği tepkilerin ölçülmesine yönelik “Öfke Kontrolü” araştırması yapıldı. Katılımcı sayısı 283
Uygulanan Eğitim projeleri
1. “Hareketli Derslikle Trafik Eğitimi” uygulaması. 1999-2000- Eğitim yılından 2008-2009 eğitim yılına kadar, 194 ilkokul da 3476 sınıfta 108.929 öğrenciye “trafikte hayatta kalma” eğitimi verilmesi. 2. Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Psikoloji Bölümüyle gerçekleştirilen: ESHOT otobüs şöförlerine yönelik,”psikolojik uygulamalar ve eğitim”.2008 Katılımcı sayısı 1610
Katkı sağlanan Toplantılar: - İzmir Büyükşehir Belediyesi Sağlıklı Kentler Projesine katılım.
EXPO 2015’in İzmir’de yapılması için kurulan: “EXPO 2015 İzmir için Halk Odaklı Çalışma Grubu” na katılım. - EXPO 2015’in İzmir’de tanıtımı için yapılan hazırlıklar bağlamında BİE delegelerine; konakladıkları Crowne Plaza’dan Kültürpark’a kadar olan güzergah üzerinde EXPO 2015 üniformalı bisikletlerle refakat edilmesi,
- Şehir içinde ve dışında; İzmir Bisiklet Derneği’yle, “bisikletin önemi ve ulaşımda kullanılması” amacına yönelik, tanıtım gezileri yıl boyunca her hafta ve yaz geceleri yapıldı.
- İzmir Kalkınma Ajansı’nın "2009-2013 İzmir Bölgesel Gelişme Planı" projesine katılım
T.T.G.V.--6.3.09
EĞİTİMDEN ÖYKÜLER
Sevgili Öğrenciler
Hareketli Derslikli Trafik Eğitimi uygulaması sırasında öğrencilerin anlatılanları anlayıp, anlamadıkları, sorularından anlaşılmakta ve gerekirse eğitim tekrarlanmaktadır. Ancak, bu projenin esas amacı; geri dönüştür. Öğrencilerin öğrendiklerini evde anne ve babalarıyla ve aile fertleriyle, arkadaşları ile paylaşmalarını beklemekteyiz. Hatta öğrendikleri bu kuralları acaba uyguluyorlar mı? Tabii bunun dönüşümünü sağlamak için de çalışmalar yapılmakta. Daha önceki uygulamalarda; eğitimin ertesi günü okula geldiğinde Vakıf öğretmenine “babam akşam Migros’a giderken kırmızı da geçti” diyen çocuğumuz olduğu gibi, anne ve babalarının vakfımıza telefon ederek, çocuklarının kendilerine ilettikleri konuları da bizlerle paylaşmaları memnuniyet vericidir. EĞİTİM ALAN İLKÖĞRETİM OKULU ÖĞRENCİLERİNİN VELİLERİNDEN RİCAMIZ: Lütfen çocuğunuzun eğitim sonucu öğrendiklerinden aklında kalanları sizlere anlattıklarında bize iletiniz.
Telefon ve faksımız: 0232 489 95 35 ve mail adresimiz. ttgv@trafikguvenligi.org.tr dir.
Şimdi sizlere; 16-24 Şubat 2009 tarihleri arasında eğitim verilen Konak-Fevzi Çakmak İlköğretim okulunda öğrenim sonrası yaşanan bir eylemden bahsetmek istiyoruz. 2 H sınıfında, 1764 nolu öğrenci, 8 yaşındaki GÜNAY BÜRKET’in annesiyle arasında geçen konuşma ve eylemi şöyle gelişmiştir. Günay Bürket’in annesi Hatice Hanım: Her gün çocuğunu okula götürmekte, bir eliyle çantasını taşımakta, diğeriyle de Günay’ı tutmaktadır. Eğitim verildiğinin ertesi günü yine aynı saatte evden çıkarlar sokağı geçip ana caddeye girecekleri sırada: Günay annesinin elini bırakır ve şöyle der: “Anne çantamı verir misin?” Annesi: “Oğlum daha okula çok var, neden istiyorsun?”. Günay’ın cevabı kesindir: “Anne ben TRAFİK KURALLARINI ÖĞRENDİM. BUNDAN SONRA TEK BAŞIMA GİDEBİLİRİM”
Yıllardan beri yapılan bu eğitimin ne kadar faydalı olduğu, çocuklarda güven duygusunu geliştirdiği ve yaşam boyu hayatta kalmalarını sağlayacak trafik kurallarını öğrenmelerine yardımcı olduğu gerçeği, Günay’ın bu cevabıyla ve eylemiyle ortaya çıkmıştır.
Vakfımız; bugünün çocuklarını, yarının gençlerini, ömürleri boyu trafik kazalarından korumak için çalışmaktadır.
1999-2000 Eğitim yılından bugüne kadar 194 okulda, 3570 sınıfta, 108 Bin 923 öğrenci eğitimden faydalanmıştır.
Vakfımız bu ‘sosyal sorumluluk projesini’ hayata geçirmekten ve devam ettirmekten dolayı görevini yapmanın mutluluğu içindedir. 27.02.2009
T.T.G.V.--27.2.09
|